Sayın ilgili,
Meslektaşım sayın İzzet Akın’la 2000 yılında Marmara Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi’nde tanışıp uzun süre birlikte çalıştıktan sonra kendisiyle 2007 yılında Doğuş Üniversitesi’nde de çalışma fırsatını yakaladım. Her iki kurumda da kendisiyle ortak çalışmalar yürüttük.
Çalışkan, yardımsever, alçakgönüllü, yapıcı, neşeli karakteriyle meslektaşları, yöneticileri ve öğrencileri arasında çok büyük ilgi ve sevgi toplayan sayın İzzet Akın, İngilizce öğretmenliği açısından getirdiği farklı ve özgün anlayışıyla da beğeni toplayıp öğrencilerinin başarılarına imza atmıştır. Gerek anadili olan İngilizce bilgisi gerekse bu bilgiyi öğrencilerle paylaşma becerisi açısından kendisinin örnek alınacak bir İngilizce öğretmeni olduğu düşüncesini hep taşıdım. Ders programlarının yapılma aşamasında, konuşma becerisine yönelik derslerde yöneticilerin ilk aklına gelen ismin İzzet Akın olmasının sebebi kendisinin Amerika’da uzun süre yaşamış bir eğitmen olarak Amerikan kültürü en otantik biçimiyle sınıfa taşıması ve bu sayede öğrencilerin gerçek hayatta karşılaşabileceği çok farklı sahneleri sınıf ortamında kolayca yaratabilmesi olsa gerek. Türkiye’deki sınava yönelik eğitim sisteminin, öğrenim sürecini bir süreç değil de sonuç olarak algılayan hatalı yaklaşımın en büyük boşluklarından birini doldurarak eğitimi kültürel, yaşamla ilintili bir süreç olarak gören sayın İzzet Akın’ın özgün eğitim yöntemi, eğitim sistemimizdeki anılan bu noktaların öğrenciyi olumsuz biçimde etkilemesini de önleyici niteliktedir. İzzet Akın, özellikle konuşma becerisine yönelik olarak kullandığı özgün öğretim biçimini okuma, yazma, dinleme gibi becerilerin öğretilmesi sırasında da kullanarak öğrencilerin, dili kendilerinden ve yaşamdan kopuk bir olgu olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görebilmelerini sağlar. Uyandırdığı büyük motivasyon ve verdiği eğitimin sonucu gelen başarı, gerek öğrencilerin başarılarından gerekse sundukları geribildirimde kendini gösteren hoşnutluktan anlaşılabilir.
Sayın İzzet Akın’ın meslek ahlakı açısından da örnek bir kişilik olduğunu, öğrencilerini ve meslektaşlarını katı hiyerarşik anlayıştan uzak, dostluk ve ortaklık anlayışı içinde hümanist bir yaklaşımla algıladığını söylemeden geçmemek gerekir.
Sayın meslektaşımın gerek mesleki deneyimi ve becerileri açısından, gerekse kurum içinde bulunan her düzeyde çalışan ve öğrenciyle ilişkileri bakımından değerlendirildiğinde, her türlü eğitimsel ve yönetimsel görevde başarılı olacağına, yalnızca öğrencilerine değil meslektaşlarına da büyük katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum.
Saygılarımla.
Başak Ergil
İngilizce öğretmeni,
Çeviribilim araştırmacısı ve öğretim görevlisi
İletişim: basakergil@hotmail.com