Referanslar

Toplam 123 yazı.

İhtiyacım olan konuşmamı daha iyi yapmak, biraz daha fazla pratik kazanmak ve yabancı bir dili kalıplar dışında, ezbere olmadan konuşmak istediğim için ders almaya başladım. Sonrası mı? J sonrasını yazımı okumaya devam ederseniz özetleyebilirim.

İlk derste “nasıl yani” dedim. Bakın devamı nasıl geldi. “Bu şekilde devamlı yüksek tempoda dikkat isteyen bir ders mi olacak?” “ Aman tanrım, durmadan yeni kelime çıkıyor, bu kadar kelimeyi nasıl öğreneceğim” “gramerde eksiklerim varmış, kullanmazsan anlamazsın tabi” “ ben bu zamanı biliyordum ama demek ki bu şekilde kullanılması daha doğru” “öğrendiğim kelimeler gerçek hayatta işime yaramaya başladı” “deyimlerden daha da keyif alıyorum artık” “dinleme ve cevaplama konuları daha zevkli hale geldi, ama sanırım tek sevmediğim şey bu İngilizlerin aksanı olacak” “maillerimi 10 kere okumadan yazıp göndermeye başladım.” “ interview yaparken insanların en çok verdiğiniz cevaplar etkiliyormuş, hatta bilmeyenler varmış. – I want to save Money for a rainy day – “ “benim kelimelerim olmaya başladı – figure out –“

İlk derste bu kadar tempolu ve dikkat çekeci olmasaydı, bana verilen ödevler workbook kalıplarının dışında olmasaydı, friends dizisinin yararları olmasaydı sanırım şuanda bunları size yazmıyor olurdum. Sanırım en iyi özet bu şekilde oldu. J


Mine Uğur
Bilgisayar Mühendisi
Ugur.mine@gmail.com


Doğuş Üniversitesi Hazırlık Bölümü'nde kaldığımı öğrendiğim zaman okuldan ayrılmayı düşünmüştüm. Çünkü İngilizcemin yeterli seviyede olduğunu ve bu İngilizce'nin ilerisi için bana yeterli olduğuna inanıyordum. Fakat sonra kararımı değiştirip hazırlık sınıfına yeniden kayıt oldum. İlk hazırlık yılımda beginner sınıfında okumuş; ikinci hazırlık yılında ise; upper seviyesine yükselmiştim. Dersler başladığında 'ben acaba farklı bir dil mi öğreniyorum' dedim. Çünkü sınıf hocamız İzzet AKIN o kadar çok yeni, değişik kelime ve cümle yapısı öğretiyordu ki. Ve bu öğrendiğimiz bir çok şey bize günlük konuşma ingilizcesine hakim olmamızı sağlıyordu. (Hocamızın her ders yaptırdığı speaking çalışmaları bunda etkili olmuştur.) Ayrıca İzzet Hoca, dersi öğrenci merkezli işler ve bu sayede herkesin derse katılıp bu işten zevk almasını sağlardı.

YASİN MUTLUBAŞ
Elektronik ve Haberleşme
yasinmutlubas@hotmail.com


Ben kendisini tanıdığımda Marmara Üniversitesinin öğretmenlerindendi, çok sağlam ve okulda bişeyler bilen tek İngilizce hocasıydı bence... Öğrenciye mesaj vermek, onu kendi yaşadıkları yoluyla eğitmek amaçını güden, öğretmeliğin eğitmenlik yönüne de dikkat kesilmiş biridir... Çok iyi öğrettiği için sınavları zor da olsa dersi dinlemiş olanlar rahatça yaparlardı.. (Galiba ben :P:P:P)

Acayip bir tarzı vardır… Her zaman konuşup dertleşebileceğiniz,soru sorabileceğiniz ve en önemlisi de herhangi bir şeye ihtiyacınız olduğunda yardım isteyebileceğiniz nadir insanlardan biridir.Yardım etmek için elinden ne gelirse yapar.

O kadar çok hoca gördük ki ona gelene kadar, diğerleriyle arasında inanılmaz fark var…

Misalen, 8.kura başlayacağız, hocamızın İzzet Bey olacağını düşünerek kayıt olduk, ancak karşımıza başka bir hoca çıktı. 8 arkadaşla birlikte girdik derse, işte o arada bize daha önce öğretilenlerin ne kadar dolu ve faydalı olduğunu, derslerimizin ne kadar eğlenceli geçtiğini anladık. 4 Saatlik dersin sonunda sınıfta kaç kişi kalmıştı bilmiyoruz çünkü biz çoktan dersi terk etmiştik. :)


Meryem Bilgin

Denizbank A.Ş.

meryem.bilgin@denizbank.com


Sayfa 25 / 25 ‹ İlk < Önceki232425